Sahte Haberler ve Momo Gerçeği | Kidofun

Sahte Haberler ve Momo Gerçeği

Çocukken odanızda yalnız kalıp ışıklar kapanınca yatağın altında bir canavarın beklediğinden korkar mıydınız? En korkusuz olanlarımız bile tek bacağını yorganın altından çıkardığında canavarın ayak bileğinden kavrayacağını bilirler. Şimdi bu canavarlar nerede saklanıyor dersiniz?

Öncelikle anne babaların yüreğini ağzına getiren canavar Momo’nun da en az yatağımızın altındakiler kadar gerçek olduğunu söyleyelim. İddialara göre Momo karakteri çocukların telefonlarına ve bilgisayarlarına sızıp onları şiddet içeren eylemler yapmaya, hatta intihara zorluyor. Uzmanlar Momo oyunuyla bağlantılı kesinleşmiş bir kendine zarar verme ya da ölüm vakasının olmadığını, yalan haberlerin sebep olduğu panik ortamının çocuklara daha fazla zarar verebileceğini söylüyor.

Momo’nun Hikayesi

Momo, Tokyo’da bulunan Vanilla Gallery isimli galeride sergilenen bir kukla. 25 Ağustos 2016’da ilk kez bir instagram kullanıcısı tarafından fotoğrafı yayınlanıyor.

Bu görüntüyle birlikte önce Fransa, Almanya ve İspanya’da Momo Oyunu haberi ebeveynler arasında yaygınlaşıyor. İddiaya göre profilinde Momo’nun fotoğrafı olan bir numara çocuğu Whatsapp uygulamasından ekliyor ve onu kendine zarar verebilecek davranışlara teşvik ediyor. Hikaye zaman zaman Momo’nun aniden ekranda belirdiği ve çocuğu etkisi aldığı ya da YouTube videolarında aniden ortaya çıktığı biçiminde de anlatılıyor.

İlk kez Arjantin’de bir çocuk ölümüyle ilişkili olup olmadığı sorgulanıyor ancak kesin bir kanıt bulunamıyor. Geçtiğimiz yıl A.B.D.’ye ulaşan Momo oyunuyla ilgili uyarılar, küçük bir kasabanın yerel Facebook grubunda bir anne tarafından paylaşılıyor.  Manchester Evening gazetesi bu paylaşımı haberleştiriyor ve haber A.B.D.’nin ulusal medyasında yaygınlaşıyor. Yüzlerce çocuk gerçek bir kanıt olmadığı halde okuldan evlerine Momo’yla ilgili uyarılarla gönderiliyorlar. Anne-babaları Momo’ya karşı uyaran afişler basılıyor.

Momo oyunu hikayesine her hafta yeni söylentiler ekleniyor. Türkiye’de de paylaşılan bir başka görüntüde Momo’nun YouTube’daki çocuk içeriklerinde reklam olarak görünüp çocukları kendine zarar vermeye teşvik ettiği belirtiliyordu.

Uzmanlar neler söylüyor?

The Guardian medya editörü Jim Waterson, tık haberciliği yapan haber sitelerinin çocukları için her zaman dikkatli ve tetikte olan ebeveynlerin korkularından faydalandığını söylüyor. Gençler yalan haberlere karşı daha eleştirel ve şüpheci yaklaşırken daha yaşlı kimseler yalan haberlere inanmaya daha meyilli oluyorlar.

BBC Newsnight’a konuşan gazeteci Amelia Tait, küçük bir yalan haberin internet sayesinde tüm dünyaya yayıldığını söylüyor. Anne-babaların söylentiler üzerine endişelerini sosyal medyada paylaşmalarının ve birbirilerini uyarmalarının son derece normal olduğunu belirten gazeteci, medyanın bu yorumları gerçekmiş gibi yansıtmasının problemin bu kadar büyümesine neden olduğunu belirtiyor.

İngiltere Çocuk Vekili Anne Longfield çocukların ve gençlerin yalan haberleri yakalama konusunda daha başarılı olduğunu belirtirken aileleri tehlikelerle ilgili açık bir diyalog kurmaya davet ediyor: “Çocukların sıklıkla kendileri için neyin gerçekten tehlike oluşturduğunu yetişkinlere göre daha iyi kavradığını gördük. Otorite figürü olan anne babaların bu kadar çok yanılması gerçek riskler ve tehlikeler hakkındaki uyarılarının etkisini zayıflatabilir.”

Bilgi Üniversitesi Medya Bölüm Başkanı Dr. Esra Ercan Bilgiç, yaşananların “medya eliyle körüklenen bir panik” olduğu görüşünde. Konuyla ilgili HaberVesaire’ye konuşan akademisyen şunları söylüyor: “Çok boyutlu bir meseleyle karşı karşıyayız, burada ahlaki panik kavramına, sahte haberlere, sosyal medya mecralarının para kazanma mekanizmalarına, internet güvenliği ve regülasyona, ebeveynlik - dijital medya ilişkisine ve medya manipülasyonuna değinmemiz gerekiyor.

Ahlaki panik, bir kişi veya figür toplumun ortak değerlerini tehdit eden bir fenomen olarak gösterimesi ve medyanın bunu alıp büyütmesi. Bazen gerçekte olmayan bir tehlike gündemde tutuluyor, yayılıyor, bazen de çok önemsiz bir konu sanki o anda toplumu tehdit eden en büyük meseleymiş gibi yansıltılıyor. Ahlaki panik dijitalden önce de vardı. Tan Gazetesi’nin sakallı bebek meselesi, Van Gölü Canavarı’nı bunlara örnek olarak verebiliriz. Momo olayında bir sahtekarlık üzerine bir panik havası yaratıldı, sonra bu panik havasından yararlanmak isteyen kötü niyetli kişiler bunu sömürmeye başladılar, çünkü YouTube’un para kazanma mekanizması buna izin veriyor.

Örneğin YouTube siber zorbalığa ve manipülasyona çok açık oldukları için 18 yaş altı kullancıların yorum yapma özelliğini kısıtlamak istedi, ancak reklamverenler, peki biz çocuklara nasıl ulaşacağız, diye ayağa kalktı. Momo gerçek olsun, olmasın, çocukları YouTube ile baş başa bırakmamak gerekiyor.

Hiç Momo’yla karşılaşmamış bir çocuk bile bunun korku unsuru olarak konuşulduğunu duyuyor ve birbirilerini Momo’yla korkutmaya başlıyorlar. Daha önce cinle, periyle, hayaletle de korkutulurdu çocuklar. Çocuklarla gerçek ve kurguyu birbirinden ayırma konusunu zaten konuşmamız gerekiyor. Bu yüzden çocuklarda medya okur-yazarlığının gelişmesi için önlemler almalıyız.”

 

Kaynaklar:

  1. https://www.youtube.com/watch?v=_aZ4GmndJ-0
  2. https://teyit.org/medya-uydurma-oyun-momoyu-nasil-gercege-donusturdu/
  3. https://dijitalmedyavecocuk.bilgi.edu.tr/2019/03/14/momo-medya-eliyle-koruklenen-panik/
  4. https://www.youtube.com/watch?v=THWo5HGnI14
  5. www.batimes.com.ar/news/argentina/police-suspect-12-year-old-girls-suicide-linked-to-whatsapp-terror-game-momo.phtml